Tuz’un yolculuğu

En yakın karayoluna 8 km mesafedeki herkes ve her şeyden uzak, etrafı yüksek tepelerle çevrili bu tuzla; o kadar sessiz ve bizatihi kendisi tarafından yalıtılmıştır ki.. çoğunlukla isteseniz de kimsenin size ulaşamayacağını zannedersiniz.. gün içinde esen rüzgarın, uçan kuşların sesleri duyulurken, geceleri tuzladaki sessizlik daha da büyür.. karanlık gecelerde sadece iki evden sarı ışık sızar.. gece ilerleyip, o iki ışık da söndüğünde geriye sadece ay ışığı kalır..

Kış aylarında yoğun yağan kar, bahar aylarıyla birlikte eriyerek toprağa karışırken, 5-6 işçi tam bu zamanlarda, evlerinden çıkıp tuzlaya gelir.. kendilerine ayrılan mekanlara yerleştikten sonra, tuzlanın yıllık bakım ve temizliğini yapar..

Mayıs ayında başlayan çalışmalar, hava şartlarına bağlı olarak ekim ayı ortalarına kadar devam eder.

sabahın erken saatlerinden, öğle saatlerinin kızgın güneşi, tuz ve tuzlu suyun yarattığı yansıtmayla hissedilen sıcaklık artınca, çalışmalara akşamüzeri saatlerine kadar ara verilir.. Akşamüzeri yeniden başlayan çalışmalar, güneşin battığı saatlerde son bulur..

Neredeyse altı ay boyunca, her gün ve yeniden;

Zaten toprak altında oraya buraya akarak giden-giderken de akan tuzlu su, açılan kuyudan motor gücüyle çıkartılır, birikim havuzlara aktarılır..

Birikim havuzlarına aktarılan tuzlu su, 2-3 gün güneş altında derecelendirilir-dinlendirilir.

Dinlenme havuzlarındaki su, güneşin etkisiyle buharlaşırken, içindeki tuz çiçeklenerek dibe çöker.

Havuz diplerine çöken tuzlar, karacalarla yıkanır, havuzların kenarlarına çekilir.

havuz kenarlarında biriktirilen tuzlar, güneş altında kurumaya bırakılır.

kuruyan tuz yığınları, tartılarak çuvallara konur.

Ağzı kapatılan çuvallar, geçici ve nemden uzak, kuru depolarda saklanır.

Tonlarca çuval tuzun, uzun yolculuğu burada başlar.. ülkenin bir ucundan diğer ucuna gönderilmek üzere kamyonlara yüklenen tuzlar, Ankara’daki ikinci depolarına getirilir..

Bütün çuvallar yeniden açılır, tuzlar kurutulur…  büyüklüklerine göre ayrılmak üzere elenir, ayıklanır.

İri tuzlar salamura, orta büyüklükteki tuzlar yemeklik olarak ayıklanırken, ince tuzlar tuzluklarda kullanılmak üzere öğütme makinesinde işlenir.

Bir ve yarım kiloluk özel paketler içerisine konulan tuzlar, tüketici -alıcılarıyla- karşı karşıya gelmek üzere market raflarındaki yerlerini alırlar.

400 yıldan bu yana tekel idaresi tarafından işletilen Erzincan-Dersim arasındaki kalan tuzla, 15 yıl önce yeni sahipleri tarafından kiralanmıştır.